|
ra’d (A.) [ رعد ] gökgürültüsü. ra’nâ (A.) [ رعنا ] güzel, hoş. ra’şe (A.) [ رعشه ] titreme. ra’şe vermek titretmek. ra’şedâr (A.-F.) [ رعشه دار ] titrek, titreyen. rabb (A.) [ 1 [ رب .Tanrı, Allah. 2.efendi. rabbânî (A.) [ 1 [ ربانی .tanrısal, ilahî. 2.Tanrı’dan başka bir şey düşünmeyen. rabbî (A.) [ ربی ] Tanrım. râbıta (A.) [ 1 [ رابظه .bağ, ilişki, temas. 2.sıra, düzen. râbıtadar (A.-F.) [ رابطه دار ] bağlantılı, ilintili. râbi (A.) [ رابع ] dördüncü. râbian (A.) [ رابعا ] dördüncüsü. rabt (A.) [ ربط ] bağlama. rabt edilmek bağlanmak, tutturulmak. rabt etmek bağlamak, tutturmak. rabt olunmak bağlanmak, tutturulmak, ilişkilendirilmek. râci (A.) [ 1 [ راجی .rica eden. 2.ümitli. raci olmak (A.-T.) ait olmak, dönük olmak, yönelik olmak. râci’ (A.) [ 1 [ راجع .hakkında. 2.dönen. 371 racîm (A.) [ رجيم ] taşlanmış, recmedilmiş. radde (A.) [ 1 [ راده .derece. 2.civar. rağbet (A.) [ 1 [ رغبت .istek. 2.ilgi duyma. rağbet etmek ilgi duymak. râh (F.) [ راه ] yol. râhib (A.) [ راهب ] rahip. rahîm (A.) [ 1 [ رحيم .merhametli. 2.merhamet eden Tanrı. rahl (A.) [ رحل ] semer. rahm (A.) [ رحم ] acıma, merhamet. rahm etmek acımak, merhamet etmek. rahm (A.) [ رحم ] rahim, döl yatağı. rahman (A.) [ رحمان ] merhametli Tanrı. rahmet (A.) [ 1 [ رحمت .acıma, merhamet. 2.yağmur. râhname (F.) [ راهنامه ] yol haritası. rahne (F.) [ 1 [ رخنه .yarık, gedik. 2.bozukluk. rahnedar etmek 1.gedik açmak. 2.zarar vermek. rahnedar olmak 1.yarılmak, gedik açılmak. 2.bozulmak, zarar görmek. rahnüma (F.) [ راهنما ] yol gösteren, kılavuz. rahşan (F.) [ رخشان ] parlak. rahşende (F.) [ رخشنده ] parlayan. raht (F.) [ 1 [ رخت .ev eşyası. 2.koşum takımı. rahvar (F.) [ راهوار ] atın eşkin yürümesi. râhzen (F.) [ راهزن ] yol kesen, haydut. 372 raiyyet (A.) [ رعيت ] halk, hükümdar tebası. râkım (A.) [ 1 [ راقم .yazan. 2.deniz seviyesinden yükseklik. rakîb (A.) [ رقيب ] rakip. râkib (A.) [ 1 [ راکب .binen. 2.binici. râkib olmak binmek. râkiben (A.) [ راکبا ] binerek. râkid (A.) [ راکد ] durgun. rakik (A.) [ 1 [ رقيق .ince. 2.hassas. 3.köle. rakkas (A.) [ 1 [ رقاص .dansçı. 2.sarkaç. rakkase (A.) [ رقاصه ] dansöz, çengi. raks (A.) [ رقص ] dans. raks etmek dans etmek. râm (F.) [ رام ] itaat eden, boyun eğen. râm etmek boyun eğdirmek, itaat ettirmek. râm olmak boyun eğmek, itaat etmek. ramak (A.) [ 1 [ رمق .çok az. 2.son nefeslik hayat. ramak kalmak çok az bir şey kalmak. ramazaniye (A.) [ رمضانيه ] ramazan kasidesi. raptetmek (A.-T.) bağlamak, tutturmak, ilişkilendirmek. rasad (A.) [ 1 [ رصد .gözlem. 2.gözetleme. rasad edilmek gözlemlenmek. rasad etmek 1.gözlem yapmak. 2.gözetlemek. rasadhane (A.-F.) [ رصدخانه ] gözlemevi. 373 rasadî (A.) [ رصدی ] gözlemle ilgili. râsih (A.) [ 1 [ راسخ .derin din bilgisi olan. 2.temeli sağlam olan. rassad (A.) [ رصاد ] gözlemci, gözlem yapan. râst (F.) [ 1 [ راست .doğru. 2.düz. 3.sağ. râstbin (F.) [ راست بين ] gerçekçi, doğruları gören. râstgû (F.) [ راست گو ] doğru sözlü. râstperverâne (F.) [ راست پرورانه ] doğruluktan yana. ratbüyâbis (A.) [ 1 [ رطب و یابس .yaş ve kuru. 2.düşünmeden konuşan, boşboğaz. râtib (A.) [ راطب ] nemli, rutubetli. râtibe (A.) [ راتبه ] aylık, maaş. ratl (A.) [ 1 [ رطل .hemen hemen bir litrelik sıvı ölçeği. 2.kadeh. rauf (A.) [ رؤف ] esirgeyici. râvi (A.) [ 1 [ راوی .rivayet eden. 2.anlatan, hikaye eden. ravza (A.) [ روضه ] bahçe. ravza-i mutahhara [ روضهء مطهره ] Hz. Muhammedin mezarının bulunduğu yer. rây (A.) [ 1 [ رای .fikir. 2.oy. râyât (A.) [ رایات ] sancaklar. rayb (A.) [ ریب ] kuşku, şüphe. râyet (A.) [ رایت ] sancak. râygân (F.) [ رایگان ] parasız, bedava. râyic (A.) [ رایج ] yaygın, revaçta. râyiha (A.) [ رایحه ] koku. râyihadar (A.-F.) [ رایحه دار ] kokulu. 374 râz (F.) [ راز ] sır. râzık (A.) [ رازق ] rızık veren Tanrı. râzi (A.) [ راضی ] rıza gösteren. re’fet (A.) [ رأفت ] esirgeme. re’s (A.) [ 1 [ رأس .baş. 2.başkan. re’sen (A.) [ رأسا ] doğrudan doğruya, danışmaksızın. re’sülmal (A.) [ رأس المال ] sermaye, anapara, kapital. re’y (A.) [ رأی ] görüş. reâya (A.) [ رعایا ] halk. rebî’ (A.) [ ربيع ] bahar. recâ (A.) [ 1 [ رجا .ümit. 2.rica. recm (A.) [ رجم ] taşlama, taşa tutma. recm edilmek taşlanarak öldürülmek. recül (A.) [ رجل ] erkek. recül-i siyasî [ رجل سياسی ] politikacı. recüliyyet (A.) [ رجليت ] erkeklik. redd (A.) [ 1 [ رد .geri çevirme. 2.inkar etme. redd ü cerh etmek reddedip çürütmek. ref’ (A.) [ 1 [ رفع .kaldırma. 2.giderme. 3.yüceltme. refâh (A.) [ رفاه ] bolluk. refâkat (A.) [ رفاقت ] eşlik. refâkat etmek eşlik etmek. refakatinde eşliğinde, beraberinde. 375 reff (A.) [ رف ] raf. refî’ (A.) [ رفيع ] yüksek, yüce. refik (A.) [ رفيق ] arkadaş, yoldaş. refîka (A.) [ رفيقه ] eş, zevce, hayat arkadaşı. reft (F.) [ رفت ] gidiş. reftâr (F.) [ 1 [ رفتار .gidiş. 2.davranış. reg (F.) [ رگ ] damar. regzen (F.) [ رگ زن ] hacamatçı. reh (F.) [ ره ] yol. rehâ (F.) [ رها ] kurtuluş. rehâkâr (F.) [ رهاکار ] kurtarıcı. rehavet (A.) [ 1 [ رخاوت .gevşeklik. 2.tembellik. rehavetkâr (A.-F.) [ رخاوتکار ] rehavet verici. rehber (F.) [ رهبر ] kılavuz. rehgüzâr (F.) [ رهگذار ] geçit. rehîn (A.) [ رهين ] rehinli, ipotekli. rehn (A.) [ رهن ] rehin. rehnüma (F.) [ رهنما ] yol gösterici. reis (A.) [ رئيس ] başkan. rekâket (A.) [ 1 [ رکاکت .kekemelik. 2.söz kusuru. rekz (A.) [ رکز ] dikme.
|
rekz edilmek dikilmek. rekz etmek dikmek. 376 remîde (F.) [ رميده ] ürkmüş. remiz (A.) [ 1 [ رمز .sembol, işaret, rumuz. reml (A.) [ 1 [ رمل .kum. 2.remil, falcılık. remmal (A.) [ رمال ] falcı. remz (A.) [ 1 [ رمز .sembol, işaret. 2.imalı konuşma. renc (F.) [ رنج ] sıkıntı, zahmet, meşakkat. rencber (F.) [ 1 [ رنجبر .sıkıntı çeken. 2.amele, yrgat. rencîde (F.) [ رنج دیده ] incinmiş. rencîde etmek incitmek. rencîde olmak incinmek. rencûr (F.) [ رنجور ] hasta. reng (F.) [ رنگ ] renk. rengâreng (F.) [ رنگارنگ ] renkli, renk renk. rengin (F.) [ 1 [ رنگين .renkli. 2.hoş, havalı. resâ (F.) [ رسا ] olgun. resâil (A.) [ 1 [ رسائل .risaleler. 2.dergiler. resm (A.) [ 1 [ رسم .resim. 2.çizme. 3.fotoğraf. 4.tören. 5.usül. 6.vergi. resm -i geçit geçit töreni. resm-i küşâd [ رسم کشاد ] açılış töreni. resmen (A.) [ 1 [ رسما .resmî olarak.. 2.kesinlikle. resmiyet bk. resmiyyet. resmiyete dökmek resmîleştirmek, resmîlik kazandırmak. resmiyyet (A.) [ رسميت ] resmîlik. 377 resul (A.) [ 1 [ رسول .elçi. 2.peygamber. reşehat (A.) [ رشحات ] sızıntılar. reşid (A.) [ 1 [ رشيد .ergin, büluğa ermiş. 2.doğru yolda giden. reşk (F.) [ رشک ] kıskançlık. reşkâver (F.) [ رشک آور ] kıskandırıcı. retküfetk (A.) [ رتق و فتق ] bir işi iyi idare etme. revâ (F.) [ روا ] uygun, layık. revâbıt (A.) [ روابط ] bağlar, ilgiler, ilişkiler. revac (A.) [ رواج ] yaygınlık, revaç, sürüm. revaç bk. revac. revak (A.) [ 1 [ رواق .sundurma. 2.çardak. revân (F.) [ 1 [ روان .giden. 2.akan. 3.ruh. revan olmak gitmek, yola koyulmak. revgan bk. rugan reviş (F.) [ 1 [ روش .gidiş. 2.tarz, yöntem. revnak (A.) [ رونق ] parlaklık. revnak vermek canlılık kazandırmak. revnakbahş (A.-F.) [ رونق بخش ] parlaklık veren, canlılık kazandıran. revnakdar (A.-F.) [ رونقدار ] revnaklı. revzen (F.) [ روزن ] pencere. re'y (A.) [ 1 [ رأی .görüş. 2.oy. reyhan (A.) [ ریحان ] fesleğen. rez (F.) [ رز ] asma.
rezâil (A.) [ رذائل ] rezaletler. rezâlet (A.) [ رذالت ] rezillik. rezzak (A.) [ رزاق ] rızıklandıran. rıdvan (A.) [ 1 [ رضوان .cennet. 2.cennetin kapıcısı. rıhlet (A.) [ 1 [ رحلت .göçüş. 2.ölme. rızâ (A.) [ 1 [ رضا .razılık, memnunluk. 2.istek. rızk (A.) [ رزق ] rızık. riâyet (A.) [ 1 [ رعایت .uyma. 2.sayma. riâyet etmek 1.uymak. 2.saymak. riâyetkâr (A.-F.) [ رعایتکار ] saygılı. ribâ (A.) [ ربا ] tefecinin aldığı aşırı faiz. ribâhar (F.-A.) [ رباخوار ] tefeci. ribat (A.) [ 1 [ رباط .konak. 2.han, kervansaray. 3.tekke. ric’at (A.) [ 1 [ رجعت .geri dönüş. 2.geri çekilme. ricakâr (A.-F.) [ رجاکار ] ricası, yalvarırcasına. ricâl (A.) [ 1 [ رجال .erkekler. 2.üst düzeyde bulunanlar. ridâ (A.) [ 1 [ ردا .örtü. 2.hırka. 3.derviş postu. rie (A.) [ رئه ] akciğer. rihlet (A.) [ 1 [ رحلت .göç. 2.ölme. rihlet etmek 1.göçmek. 2.ölmek. rikâb (A.) [ 1 [ رکاب .üzengi. 2.huzur, kat. rikkat (A.) [ 1 [ رقت .incelik, hassaslık. 2.acıma. rind (F.) [ رند ] dünyayı umursamayan. 379 rîş (F.) [ 1 [ ریش .yara. 2.sakal. 3.kök. rîşe (F.) [ ریشه ] kök, saçaklı kök. rîşhand (F.) [ ریشخند ] bıyık altından gülüş. rişvet (A.) [ رشوت ] rüşvet. rivâyât (A.) [ روایات ] rivayetler, söylentiler. rivâyet (A.) [ 1 [ روایت .nakletme, hikaye etme. 2.söylenti. riyâ (A.) [ ریا ] ikiyüzlü. riyâkâr (A.-F.) [ ریاکار ] ikiyüzlü. riyâkârâne (A.-F.) [ ریاکارانه ] ikiyüzlüce. riyakarlık (A.-F.-T.) ikiyüzlülük. riyâset (A.) [ ریاست ] başkanlık. riyâset etmek başkanlık yapmak. riyâz (A.) [ ریاض ] bahçeler. riyâzet (A.) [ ریاضت ] nefsinin isteklerine boyun eğmeden yaşama. riyâzî (A.) [ 1 [ ریاضی .matematikçi. 2.matematiksel. riyâziyat (A.) [ ریاضيات ] matematik. riyâziyatçı (A.-T.) matematikçi. riyâziyyûn (A.) [ ریاضيون ] matematikçiler. rû (F.) [ رو ] yüz. rub’ (A.) [ ربع ] çeyrek, dörtte bir. rûbah (F.) [ روباه ] tilki. rubaiyat (A.) [ رباعيات ] rubailer. rûbeh (F.) [ روبه ] tilki. 380 rûberû (F.) [ روبرو ] yüzyüze. rugan (F.) [ روغن ] yağ. rûh (A.) [ روح ] can, ruh. ruh (F.) [ رخ ] yanak, yüz. ruham (A.) [ رخام ] mermer. ruhbân (A.) [ رهبان ] papazlar. ruhbâniyyet (A.) [ رهبانيت ] ruhbanlık. rûhefza (A.-F.) [ روح افزا ] cana can katan. rûhî (A.) [ 1 [ روحی .ruh ile ilgili. 2.ruhsal. rûhiyyat (A.) [ روحيات ] psikoloji. ruhsâr (F.) [ رخسار ] yüz. ruhsat (A.) [ رخصت ] izin. ruk’a (A.) [ 1 [ رقعه .pusula. 2.dilekçe. 3.yama. rumûz (A.) [ رموز ] işaretler, semboller. rûşen (F.) [ 1 [ روشن .aydınlık. 2.açık, aşikar. rûşen kılmak açıklamak, söylemek. rutûbet (A.) [ رطوبت ] nem. rûy (F.) [ روی ] yüz. rûy-i zemin (F.) [ 1 [ روی زمين .yeryüzü. 2.yer. rûz (F.) [ 1 [ روز .gün. 2.gündüz. rûz -i cezâ [ روز جزا ] kıyamet günü. rûze (F.) [ روزه ] oruç. rûzgâr (F.) [ روزگار ] zaman. 381 rûznâmçe (F.) [ روزنامچه ] yevmiye defteri. rûzüşeb (F.) [ روز و شب ] gündüz gece. rü’yet (A.) [ رؤیت ] görme. rübab (A.) [ رباب ] rebap. rübai (A.) [ رباعی ] dörtlük, rubai. rüchan (A.) [ رجحان ] üstünlük. rücû (A.) [ رجوع ] geri dönme. rüesâ (A.) [ رؤسا ] başkanlar, reisler. rüfekâ (A.) [ رفقا ] arkadaşlar. rükn (A.) [ 1 [ رکن .direk, sütun. 2.esas. rüsum (A.) [ 1 [ رسوم .vergi. 2.tören. rüsûmat (A.) [ رسومات ] gümrük idaresi. rüsvâ /y (F.) [ رسوای ] rezil. rüşd (A.) [ 1 [ رشد .gelişme. 2.erginlik. 3.doğru yolda gidiş. rüşvet (A.) [ رشوت ] rüşvet. rüya (A.) [ رویا ] düş. rüzgâr (F.) [ 1 [ روزگار .zaman. 2.devir.
|