|
übbehet (A.) [ ابهت ] ululuk. übüvvet (A.) [ ابوت ] babalık. ücret (A.) [ اجرت ] hizmet karşılığında verilen para. ücûr (A.) [ اجور ] ücretler. ücûrât (A.) [ اجورات ] ücretler. üdebâ (A.) [ ادبا ] edipler. üf’ûle (A.) [ افعوله ] .görev, fonksiyon. üf’ûlevî (A.) [ افعولوی ] görevle ilgili, fonksiyonel. üftâde (F.) [ 1 [ افتاده .düşmüş. 2.düşkün. 3.aşık. 4.zavallı. üftâdegân (F.) [ 1 [ افتادگان .düşmüşler. 2.düşkünler. 3.aşıklar. 4.zavallılar. üftânühîzân (F.) [ افتان و خيزان ] düşe kalka. üfûl (A.) [ 1 [ افول .batış. 2.ölüm. ükül (A.) [ 1 [ اکل .meyva. 2.azık. 3.zeka. ülfet (A.) [ 1 [ الفت .dostluk. 2.kaynaşma. 3.görüşme, konuşma. ülfet etmek 1.dostluk kurmak. 2.kaynaşmak, alışmak. 3.görüşmek, konuşmak. ümem (A.) [ امم ] ümmetler. ümenâ (A.) [ امنا ] güvenilir kişiler. ümerâ (A.) [ امرا ] emirler. ümîd (F.) [ اميد ] ümit, umut. 504 ümîd etmek umutlanmak. ümîdbahş (F.) [ اميدبخش ] ümit verici. ümîdbahşî (F.) [ اميدبخشی ] ümit verme. ümîdvâr (F.) [ اميدوار ] ümitli. ümîdvârî (F.) [ اميدواری ] ümitli olma. ümm (A.) [ ام ] anne, ana. ümmehât (A.) [ 1 [ امهات .anneler. 2.temeller, esaslar. ümmet (A.) [ امت ] ümmet, bir peygambere bağlı olanlar.
|
ümmîd (F.) [ اميد ] ümit. ümmiyyet (A.) [ اميت ] ümmîlik, hiç okuma yazma bilmeyen. ümmülbilâd (A.) [ ام البلاد ] Mekke. ümmülkitâb (A.) [ 1 [ ام الکتاب .Fâtiha sûresi. 2.levhimahfuz. ümmülkurâ (A.) [ ام القرا ] Mekke. ümrân (A.) [ عمران ] bayındırlık, kalkınma. ünâs (A.) [ اناس ] halk. ünbûbe (A.) [ 1 [ انبوبه .boru. 2.kılcal damar. üns (A.) [ انس ] alışma. ünsiyyet (A.) [ انسيت ] alışma. ünsiyyet kesb etmek alışmak. ünûset (A.) [ انوثت ] dişilik. ürcûfe (A.) [ ارجوفه ] yalan dolan, uydurma söz, martaval. üryân (A.) [ عریان ] çıplak, anadan doğma. üsbû’ (A.) [ اسبوع ] hafta. 505 üsbû’î (A.) [ اسبوعی ] haftalık. üserâ (A.) [ اسرا ] tutsaklar, esirler. üskuf (A.) [ اسقف ] papaz. üslûb (A.) [ اسلوب ] anlatım tarzı. üss (A.) [ 1 [ اس .üs. 2.esas. üssülesâs (A.) [ اس الاساس ] asıl, temel. üstâd (F.) [ 1 [ استاد .üstat. 2.profesör. 3.usta. üstâdâne (F.) [ استادانه ] ustaca. üstâdî (F.) [ 1 [ استادی .ustalık. 2.üstatlık. üstûr (F.) [ استور ] binek ve yük hayvanı. üstûre (A.) [ 1 [ اسطوره .efsane. 2.uydurma söz. üstühan (F.) [ استخوان ] kemik. üstüre (F.) [ استره ] ustura. üstüvâne (A.) [ استوانه ] silindir. üstüvâr (F.) [ 1 [ استوار .sağlam. 2.güvenilir. üstüvârî (F.) [ 1 [استواری .sağlamlık. 2.güvenilirlik. üştür (F.) [ اشتر ] deve. üştürban (F.) [ اشتربان ] deveci. üştürdil (F.) [ اشتردل ] kinci. üştürhâr (F.) [ اشترخار ] deve dikeni. üzn (A.) [ اذن ] kulak.
|